Paul Hazard'ın başyapıtı Avrupa Düşüncesinde Kriz 1680-1715, modern dünyanın temellerinin atıldığı o çalkantılı otuz beş yıllık dönemi mercek altına alıyor. Otoriteye, dogmalara ve ilahi hukuka itaatin hâkim olduğu 17. yüzyılın klasik düzeninden; aklın, şüphenin, bireysel özgürlüklerin ve insan haklarının yüceltildiği 18. yüzyıl “aydınlanması”na geçişin entelektüel haritasını çıkarıyor.
Spinoza, Locke, Bayle, Bossuet ve Leibniz gibi fikir insanlarının eşliğinde, Avrupa düşüncesinin Güney'den Kuzey'e kayışını, keşiflerle genişleyen ufukları ve geleneksel inançların kökünden sarsılışını ustalıkla resmediyor. Hazard, Fransız Devrimi’ne giden yolu açan bu büyük psikolojik dönüşümü anlatırken, bugünkü kültürel gerçekliğin nasıl inşa edildiğini de gösteriyor. Eski rejimden moderniteye geçişi anlamak isteyenler için eşsiz bir entelektüel tarih şaheseri.
Paul Hazard'ın başyapıtı Avrupa Düşüncesinde Kriz 1680-1715, modern dünyanın temellerinin atıldığı o çalkantılı otuz beş yıllık dönemi mercek altına alıyor. Otoriteye, dogmalara ve ilahi hukuka itaatin hâkim olduğu 17. yüzyılın klasik düzeninden; aklın, şüphenin, bireysel özgürlüklerin ve insan haklarının yüceltildiği 18. yüzyıl “aydınlanması”na geçişin entelektüel haritasını çıkarıyor.
Spinoza, Locke, Bayle, Bossuet ve Leibniz gibi fikir insanlarının eşliğinde, Avrupa düşüncesinin Güney'den Kuzey'e kayışını, keşiflerle genişleyen ufukları ve geleneksel inançların kökünden sarsılışını ustalıkla resmediyor. Hazard, Fransız Devrimi’ne giden yolu açan bu büyük psikolojik dönüşümü anlatırken, bugünkü kültürel gerçekliğin nasıl inşa edildiğini de gösteriyor. Eski rejimden moderniteye geçişi anlamak isteyenler için eşsiz bir entelektüel tarih şaheseri.