Allah'ın Dağları

Stok Kodu:
9786259297170
Boyut:
13,5*21
Sayfa Sayısı:
525
Basım Yeri:
İstanbul
Baskı:
1
Basım Tarihi:
Mayıs, 2026
Kapak Türü:
Karton Kapak
Kağıt Türü:
İthal, 2. hamur
Dili:
Türkçe
%35 indirimli
620,00TL
403,00TL
9786259297170
362137
Allah'ın Dağları
Allah'ın Dağları
403

Antik çağ gezginlerinin “dillerin dağı” olarak adlandırdığı Kafkasya’dan Grekler, Persler, Romalılar, Gotlar, Araplar, Moğollar ve Türkler gibi birçok millet gelip geçti. İran ve Rusya arasında sıkışmış, dünyanın en değerli petrol boru hatlarının geçtiği bu kavşak noktasının ihtişamlı tarihi, her daim trajik ama bir o kadar da onurlu sahnelerle doluydu.

Bugün Çeçenistan’da, Sovyetlerin dini kuruttuğuna inandığı yerlerde, gökyüzüne devasa yeni camilerin minareleri yükseliyor; Grozni’nin küllerinden doğan lüks binalar parıldıyor. O vakitler, müezzinin sesi yıkık dökük sokaklarda yankılanırken duyulan şey sadece bir ibadet çağrısı değil, bir halkın diz çökmeyen iradesiydi. Şimdiki ihtişamın içinde, o eski ve vakur Kafkas ruhunu, bir davanın samimiyetini bulmak ne yazık ki güçleşti. Modernleşen ama özünden uzaklaşan bu yeni çehre, geçmişin o "acı ama onurlu" günlerini bilenler için buruk bir tat bırakıyor.

Ödüllü gazeteci Sebastian Smith, titizlikle araştırdığı Çeçenistan Savaşı’nı, o günlerin saf Kafkas ruhunu çözümleyerek birinci elden tanıklıklarla sunuyor. Bu kitap sadece karanlık bir savaş güncesi değil; beton yığınları arasında kaybolmaya yüz tutmuş bir tarihin, gerçek kültürün, derin travmaların ve o zamanlar tüm dünyayı hayran bırakan o destansı bağımsızlık arzusunun son şahidi.

Antik çağ gezginlerinin “dillerin dağı” olarak adlandırdığı Kafkasya’dan Grekler, Persler, Romalılar, Gotlar, Araplar, Moğollar ve Türkler gibi birçok millet gelip geçti. İran ve Rusya arasında sıkışmış, dünyanın en değerli petrol boru hatlarının geçtiği bu kavşak noktasının ihtişamlı tarihi, her daim trajik ama bir o kadar da onurlu sahnelerle doluydu.

Bugün Çeçenistan’da, Sovyetlerin dini kuruttuğuna inandığı yerlerde, gökyüzüne devasa yeni camilerin minareleri yükseliyor; Grozni’nin küllerinden doğan lüks binalar parıldıyor. O vakitler, müezzinin sesi yıkık dökük sokaklarda yankılanırken duyulan şey sadece bir ibadet çağrısı değil, bir halkın diz çökmeyen iradesiydi. Şimdiki ihtişamın içinde, o eski ve vakur Kafkas ruhunu, bir davanın samimiyetini bulmak ne yazık ki güçleşti. Modernleşen ama özünden uzaklaşan bu yeni çehre, geçmişin o "acı ama onurlu" günlerini bilenler için buruk bir tat bırakıyor.

Ödüllü gazeteci Sebastian Smith, titizlikle araştırdığı Çeçenistan Savaşı’nı, o günlerin saf Kafkas ruhunu çözümleyerek birinci elden tanıklıklarla sunuyor. Bu kitap sadece karanlık bir savaş güncesi değil; beton yığınları arasında kaybolmaya yüz tutmuş bir tarihin, gerçek kültürün, derin travmaların ve o zamanlar tüm dünyayı hayran bırakan o destansı bağımsızlık arzusunun son şahidi.

Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat